Embed

Balanced Scorecard (BSC) Nedir?

Balanced Scorecard (BSC) Nedir?

Kurumsal yönetimin işlerliğini belirlemek amacıyla çok değişik yöntemler mevcuttur. Bu yöntemlerin çeşitliliği kafa karıştırabilmektedir. Hangi kurum yapısına neyin uygun olduğu, uygulamanın ne ölçüde beklentileri karşılayacağı, gerçekten yararlı olup olmadığı hep bir tartışma konusudur. Tartışılan elbette, bu tür yönetsel uygulamaların doğruluğunun kanıtlanması değil, uygulamanın o kurum için ne derece yararlı olduğu konusunda düğümlenmektedir.

Kurumsal Karne (İngilizcesi “Balanced Scorecard”) bu tür yönetsel uygulamalardan biri olarak her geçen gün iş yönetimi alanında gittikçe ilgi çekici hale geliyor. Karne lafını duyunca bunun bir öçme-değerlendirme süreci olduğunu düşünebiliriz; ama kurumsal karne uzmanları, bu uygulamanın amacının bir ölçme yapmak değil, şirket stratejisi ya da stratejilerinin bu uygulamaya dahil edilerek hedeflere ulaşmadaki işlerliğinin değerlendirildiğini ifade ediyorlar.

Kabaca baktığımızda, işin bir şeyi ölçmekten çok, bir uygulama ve yönetim felsefesinin daha en başta planlanıp, stratejilendirilmesi olduğu görülüyor zaten. Yani bunun, uygulama yapılacak kurumu bir bütün olarak ele alıp, firma vizyonunu stratejilere ve iş hedeflerine dönüştürmek amacıyla kullanılan bir yönetim yaklaşımı olduğu anlaşılıyor.

O zaman diyebiliriz ki; Kurumsal Karne ile yapılmak istenen niceliksel bir ölçüm değil, kurum stratejilerinin uygulamaya alınması ve operasyonel olarak yönetilmesi sürecine geçilmesidir.

Yöntemin candamarı, kurumsal karne uygulamasıyla, önceden başlanmış bir sürecin ölçümü değil, bizzat strateji ve hedeflerin yeniden ve baştan belirlenip, başarı etkenlerinin kurumsal yapıya yerleştirilmesi ile ilgilidir. Herşeyden önce, şirketin vizyonu ve stratejilerin belirlenmesi ile işe girişilir ve bunlara bağlı olarak kritik başarı etkenleri belirlenir. Bu etkenleri ölçmek ve kurumsal performans değerlendirmesi yapabilmek için ölçümlenebilir hedefler konulur ve bu hedeflerle eşlenecek ölçüm kriterleri seçilir.

Finansal analizler, rakamlar, tablolar, o firmanın gerçek durumunu gösteren yeterli göstergeler değillerdir ve bu rakamlarla, en azından şu anki durumdan yola çıkarak, firmanın geleceği ile ilgili net çıkarımlar yapmak güçtür. Başka kriterler, başka etkenler de dahil edilmelidir. Kurumsal karne işte bu başka kriterleri de sürece sokan bir değerleme anlayışıdır. Burada söz konusu olan, finansal verilerin ve rakamların yanında müşteri ilişkileri, iş süreçlerinin işlerliği, yenilenme kabiliyeti, kalite, çalışanların performansı, bilgi-iletişim teknolojilerinin yeterliliği ve işlerliği gibi kurumun rakamlarla belirlenmeyen, tablolarla gösterilemeyen psikolojik değerleridir. Buna o kurumun “ruhu” bile diyebiliriz aslında. Gözle görülmeyen ama hissedilen, kuruma ait iç güç ve işlerliğin yansıması gibi. Bilançolarda gelir-gider tablolarında görülmeyen ama görülebilse aktifler tarafında gösterilecek iç değerlerdir bunlar.

Kurumsal karne uzmanları bu iç değerleri 4 ana perspektif altında toplamışlardır:
  • Finansal Perspektif
  • Müşteri Perspektifi
  • İç süreçler Perspektifi
  • Çalışanlar Perspektifi
  • Finansal Perspektif

Kurumsal Karne'de şirketin uzun vadeli amacı, yatırımcılara kar sağlamak ve uygulanan şirket stratejisinin bu finansal hedefi yakalamasını kolaylaştırmaktır. Finansal perspektif, şirket stratejilerinin uygulanıp uygulanmadığını, uygulanıyor ise faaliyet sonucunun (kar-zarar durumunun) iyileştirilmesine katkı sağlayıp sağlamadığını gösterir. Finansal boyut göstergeleri bilânço ve alt kalemlerine yöneliktir.

Müşteri Perspektifi

Üretici, satıcı ve müşteri arasındaki güç dengesinin müşteri lehine değişmesi yeni ekonominin getirdiği en büyük yapısal değişikliklerinden biridir. Bu nedenle şirketler, uyguladıkları tüm strateji ve yönetim planlarında müşteri boyutunu ele almaktadırlar. Düzenli ve sürekli karlılık amacıyla faaliyet gösteren kurumların müşteri memnuniyeti sürekliliğini de belli bir seviyede tutması, hatta iyileştirilmesi zorunludur.

İç Süreçler Perspektifi

Müşteri ilişkilerinin geliştirilmesini veya yeni bir stratejiyi benimseyen birçok şirket, içsel işletme süreçlerinin performansını ölçmek için sadece faaliyetlerin kalitesini ve maliyetlerini dikkate alırlar. Bu noktada, şirketlerde, strateji ile performans ölçümü arasında bir kopukluk yaşanmaktadır. İç süreçler boyutu, finansal ve müşteri boyutuyla birebir ilgilidir ve beraber ele alınmalıdır. Çünkü, kurumlar yenilik yapmayarak veya müşteri ilişkilerini geliştirmeyerek içsel işletme süreçlerinin ölçümünde sadece süreç iyileştirme üzerinde durdukları zaman büyüme stratejilerinin uygulanması konusunda büyük sorunlarla karşılaşmaktadırlar.

Çalışanlar Perspektifi

Özellikle kurumsal öğrenme ve gelişmenin ele alındığı bu perspektifte kurum yöneticileri, bir stratejinin uygulanmasına destek sağlayan çalışanların yetenek ve becerilerini, teknolojiyi ve kurum yapısını tanımlar ve takip eder. Yapılan bu tanımlar, kurumun stratejik ihtiyaçlarını karşılayacak bilgi teknolojisini ve insan kaynaklarını belirlemesini mümkün kılar. Öğrenme ve gelişim boyutunda asıl soru, değer yaratma ve iyileştirmenin sürekliliğinin nasıl sağlanacağı ile ilgilidir. Bu boyut çalışanların yetenekleri, bilgi sistemlerinin yeterliliği, motivasyon-yetki olarak sınıflandırılmaktadır. Bu sınıflandırma kapsamında, çalışanlara yeni yetenekler kazandırmak, bilgi paylaşımı, bilgi teknolojileri altyapısı ve uygulamaları ile organizasyon kültürü gibi ölçüler ele alınabilir. Çalışan memnuniyetinin sürekliliğinin belli bir seviyede tutulması ve iyileştirilmesi gerekliliği söz konusudur.

Kurumsal Karnenin Yararı

Ülkemizde kurumsal karne felsefesinin bir ölçüm ve derecelendirme sistemi olarak algılanmasının temelinde, belki de bu kurumsal karnenin İngilizceden yanlış çevrilmesinde yatmaktadır. “Balanced Scorecard” terimindeki balanced, doğrudan kurumsal “denge”yi ifade etmektedir ki, bu denge elbette rakamsal verilerle ölçülen bir değeri belirtmez. Firmanın, stratejileri ile yukarıda gösterdiğimiz ölçüm perspektifleriyle ne derece uyumlu olduğunu göstermektedir. Bu uyum zaten dengeyi ifade eder. Stratejilerle uyumlaşmamış perspektiflerin olduğu bir kurumda dengeden söz edemeyiz elbette. Kurumsal karne herşeyden önce bu dengeyi oluşturmak, geliştirmek ve korumakla ilgili bir yönetim felsefesidir.

Kurumsal karne uzmanları, bu yöntemin önemini, sundukları araştırmalarla ortaya koymaya çalışıyorlar. Bu araştırmalara göre, şirketlerin ancak % 10´unun stratejileri başarılı olarak hayata geçirebildiklerini, % 85´inin stratejiyi paylaşmak için ayda en fazla 1 saat zaman harcayabildikleri belirtiliyor.

Genel olarak kurumsal karne uygulaması aşağıdaki gibi planlanır ve işletilir.
  • Şirket hedefleri belirlenir. Bu hedefe ulaşmak için hangi stratejilerin izleneceği saptanır.
  • 4 perspektif içinde ayrı ayrı hangi hedeflerin seçileceği planlanır.
  • Bu 4 perspektifin ölçüm kriterleri belirlenir.
  • Kurumsal karne´nin nasıl değerlendirme yapılacağı belirlenir.
  • Hedeflere ulaşmak için hareket planları çıkarılır.
  • Sistemin takibi, güncellemesi ve yönetimi gerçekleştirilir.
Kurumsal Karne ile elde edilecek yararları da şöyle özetleyebiliriz:
  • Firmanın tüm kademelerini, strateji ile uyumlaştırmaya ve hepsini bir eşgüdüm halinde yürümesini sağlar.
  • Firma yönetimine, kurumun ne durumda olduğu ve geleceğe yönelik hareket doğrultusunun ne olacağı konularında eşsiz bir bilgilenme olanağı sağlar.
  • Firma çalışanlarına kurum vizyon ve stratejilerinin yaygınlaştırılmasını ve öğretilmesini kolaylaştırır.
  • Kurum içinde etkin bir geri bildirim ağı sağlar.
  • Firmanın Internet ve bilişim teknolojileri sayesinde edindiği bilgi ve verileri daha iyi işlenmesi ve değerlendirilmesini sağlar.
  • Kurumsal Karne uygulamasının belli bir başarıya ulaşması için herşeyden önce teknolojiden en iyi şekilde yararlanabilmelidir. Yoksa kağıt üzerinde yürütülen bir kurumsal karne yöntemi boşa zaman kaybından başka birşey getirmeyecektir.
  • Kurumsal Karne´nin bir yazılım üzerinden yürümesi ve denetlenmesi çok önemlidir. Bu şekilde hem yönetim katlarının bilgiye ulaşım kolaylığı artacak, zamandan tasarruf sağlanacaktır. Ayrıca yönetimin işlerliği, kalitesi, stratejik hedeflere ulaşma yönünde sınırsız bir analiz olanağı ve ağına sahip olunabilecektir.
  • Bununla birlikte, yazılım üzerinden yürüyen bir Kurumsal Karne süreci veri güvenliği ve bilginin yönetilmesi konularında sağlıklı bir altyapı sunacaktır.

 

 

Kaynak: workcube

Yorum Yaz
Bu içeriği paylaşın!
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !